Yeryüzünün kaçıncı yüzyılındasın şimdi, hangi kıtanın bilmediğim bir köşesinde soluklanıyorsun? Durduğun yerden geceleri yıldızları görebiliyor musun sen de benim gibi? Yoksa denize bakan bir odada mı geçiyorsun bensiz uykularına?
Ben burada iyi değilim sevgilim. Geceleri nefes alamıyorum, sarılmadan uyumak zorunda kalmak, işte beni öldüren bu. Yaşadığım yüzyılda Internet denen bir şey kullanıyorlar, sözcüklere elleriyle dokunarak yazmak yerine ekranlara yazıyorlar. Parmaklarının değdiği ufak tuşlar var. Ne kokuları siniyor yazdıklarına ne de gözyaşları bozuyor kelimelerin duruşlarını. Burada erkeklere “adam” diyemiyorum bile sevgili. İkiyüzlüler, sadık değiller ve aldatıyorlar.Öyle ucuz, öyle kolay sanıyorlar ki aşkı, onlara baktıkça üzülüyorum. Buranın erkekleri “adam” değil işte sevgili. Aynı anda birkaç kadınla beraber olmayı kendileri için normal kabul ediyorlar, kadınların sadece aşk için çırpınıp duran kalplerini mahvetmekle egolarını tatmin ediyorlar. Ah sevgili, bir bilsen ne kadar kirli ruhları var.
Geceler orada da böyle siyah mı? Martılar intihar ediyorlar mı yalancı aşklara tanık oldukları için? Ben… ben özlüyorum seni. Ellerim üşüyor, küçük ellerime büyük gelen kahverengi yün eldivenlerle geçiriyorum kışları. Sana bakıyormuş gibi bakıyorum aynalarıma, sana göz süzer gibi süzüyorum gözlerimi, dudaklarımı boyarken seni öptüğümü hayal ediyorum. Hangi rengi beğenirdin, uçuk pembe mi, kırmızı mı, mat mı, parlak mı?
Bensiz yediklerinden içtiklerinden zevk alıyor musun? Senin yüzyılında erkekler sadık kalıyorlar mı sevgililerine? Toplumunuz sevmeyi becerebiliyor mu?
Geceler karanlık.
Uykuya dalarken senin yüzyılında senin yanında uyanmayı dileyerek kapıyorum göz kapaklarımı. Vücudumu alsınlar benden, başkalarına versinler sadece basit silik bir görüntü olayım yeter, yeter ki göreyim seni. Dokunmayı geçtim, görmem yeter.
Ben burada mutsuzum sevgili…
Günlerim hayal kuramadan bitiveriyor, korkuyorum incitilmekten. Kendime sarılarak uyusam kollarım uyuşmuş olarak uyanıyorum. Bir kez ağlasam ikincisinde aynadaki benden azar işitiyorum. Hava güneşliyken evden çıksam sağanak yağmurlarla dönüyorum.
Yalnızım…
Ve yalnızlığıma çengellenmiş intihar karası bir hüzünle sessiz duruşlarıma yenilerini ekleyerek yürüyorum.
Şimdi soluklandığın yüzyılın rahat bir yatağında yumuver gözlerini sevgili. Parıldayıp göz kırpan yıldızlardan kokumun sindiği bir yorgan yapıyorum sana burada. Geleceğim, ne olur sen de bir şeyler yaz bana….